f Myspace Layouts & cursors Yolunu şaşırmış blog...blogcuda kaybolan blog sadecebence;)) - Blogcu




Yolunu şaşırmış blog...blogcuda kaybolan blog sadecebence;))


www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws





25/11/2009 - Hepinize iyi bayramlar;)))

Kategori: Komik bir yazi
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

24/11/2009 - Pardon bakar mısınız? (SEZEN AKSU) ;)))


 

Pardon, bakar mısınız ?
Tanışmıydık ?
Sevmişmiydim ben sizi hiç ?
Sevişmiş miydik?

Pardon daha önce konuşmuyduk ?
Yürüyüp çıkmazlarda yorulmuşmuyduk ?
Yüzünüz ne kadar da aşina !
Avucumun içine alıp öpmüş olabilirim

Gözünüz öyle uzak bakmasa
Sizi tanıdıgıma yemin ederim
Peki bu şarkıyı hatırlar mısınız ?

Pardon bakarmısınız ?
Adınız neydi sizin ?
Baş harfini gögsüme
yazmıs olabilirim

Pardon daha önce nerdeydiniz ?
Geçtiginiz yollara düşmüş olabilirim
Yüzünüz ne kadar da aşina !
Avucumun içine alıp öpmüş olabilirim

Gözünüz öyle uzak bakmasa
Sizi tanıdıgıma yemin ederim
Peki bu şarkıyı hatırlarsın

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

23/11/2009 - İşte bunlar çok güzel...

Odtü felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan biri yıllık olan
Dersinin final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav sorusu olarak tahtaya,
"why?" (neden?) yazmış. öğrenciler ilk önce ne yazacaklarını şaşırmışlar,
Sonra herkes bir şeyler yazmaya başlamış.yalnız bir öğrenci, sınavın ilk
Dakikasında kağıdını teslim etmiş. öğrencinin cevabı da soru gibi kısaymış:
"why not?" (neden olmasın ki?) bu öğrenci sınavdan "100" almış.

 

Aynı hoca başka bir sınavda "risk nedir?" diye soruyor. yine bir öğrenci
Sınavın ilk 10 saniyesinde teslim ediyor kağıdını. kağıdın üst kısmında
Sadece isim-soyadı yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz yaprak. en altta ise
"işte risk budur" diye yazıyor. ve sonuçta da sınıftaki en yüksek notu
Alıyor.

-
Hocanın bir sonraki sınavında yine "risk nedir?" sorusuyla karşılaşan
Öğrencimiz tekrar boş kağıt verince bu sefer 0 alıyor. tabii koşa koşa
Hocaya gidip sebebini soruyor. işte cevap: "aynı şartlar altında, aynı riski
İki kere almak aptallıktır!"

-
Hocamız bir başka sınavda derse giriyor ve tek soru soruyor: "atatürk ne
Yaptı?". bütün öğrenciler harıl harıl yazmaya başlıyor, kağıtları
Dolduruyorlar. sınav sonucunda herkes ortalama notlar alıyor. bir öğrenci
İse 100 alıyor. bu öğrencinin cevap kağıdında şu yazıyor: "ne yapmadı ki!"

-
Bu tür öğrenciler ve değerlendirmeler hukuk fakültelerinde yok mu? elbette
Var. ankara üniversitesi hukuk fakültesi''nde hocanın biri sınavda, o
Günlerde devam etmekte olan bir davanın detaylarını vermiş ve sonucun ne
Olacağını sormuş. tabii, bütün öğrenciler ha babam, de babam, sayfalarca
Yazmaya başlamışlar. ama bir öğrenci kağıdını sınavın ilk dakikasında
Vermiş. ve buna rağmen 100 almış. öğrencinin yanıtı tek cümleymiş:
"devam eden dava hakkında yorum yapılamaz."

-
Bir efsane de tıpçılardan: olay bir tıp fakültesinin anatomi dersinde
Geçiyor. okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk kez giren öğrencilerine;
"tıpta iki önemli şey vardır" demiş, "ilki, hiç bi şeyden
İğrenmeyeceksiniz!"bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki
Kadavranın makatına sokmuş, şööyle bir karıştırıp çıkarttığı parmağını hop
Diye ağzına sokmuş ve emmiş. ardından öğrencilerden de aynısını yapmalarını
İstemiş.genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker teker
Yapmışlar.bunun üzerine hoca öğrencilerine dönüp; "ikinci önemli şey ise çok
Dikkatli olmaktır" demiş ve eklemiş, "mesela ben demin kadavranın makatına
İşaret parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!"...

-
Bir kız yurdunda kalan kızlar, artık temizlik görevlisine olan
Kıllıklarından mıdır yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt
Geleneğinden midir, her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaya öperek
İz bırakıyorlarmış.

Yurt müdürü ne yaptı ettiyse bu alışkanlığı ortadan kaldıramamış. diğer
Yandan temizlik görevlileri de iyiden baş kaldırmaya başlamışlar. sonunda
Müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş. hemen bir duyuru yapıp, kızları
Toplantıya çağırmış. neyse toplanmış bunlar. müdür "buyurun tuvalete" demiş.
Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete girmişler.
Aynalarda sabahki ruj izleri hala duruyormuş.

Müdür "arkadaşlar" demiş, "bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra
Aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor. temizlik görevlilerimiz bunları
Temizlerken zorlanıyor. sizleri görevlimizin bu temizliği yaparken ne kadar
Zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. bakın ve görün". sonra görevliye
Bir işaret çakmış. bizimki gayet sakin bir şekilde tuvalet fırçasını almış,
Klozetteki suya daldırmış ve aynayı temizlemiş. o günden sonra bir daha o
Yurtta tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

18/11/2009 - HİSSEDİYORUM NEFES ALIŞLARINI! Nur Sibel Kocaerkek 18/11/09

Kategori: ne-garip-yazi

HİSSEDİYORUM NEFES ALIŞLARINI!                               15:30…. 18/11/09

 Hissetmiştim nefes alışını, kalbi milyarlarca soluk alırcasına atıyordu daha önce hiç soluk almamış gibi.

Heyecan nedir daha bilmiyordu ve mimikleri henüz gelişmemişti.

Dünyada olanlardan olabileceklerden hatta  sevdikleri yüzünden neler yaşayabileceğini bile henüz bilmiyordu. Öğrenmesiyse çok uzun yıllara yayılacaktı.

Bu öğrenme süreci hiç kimseye kullanma kılavuzuyla birlikte hediye edilen bir şey de değildi.

Çınar ağaçları gibi yıllanmak gerekiyordu, yıllanmak yaşamak ve öğrenmek.

Öğrenmeden yemek bile yutulmuyordu, hatta zerre zerre düşen bir su damlası bile içilmiyordu.

Her şey yeniden öğrenilecekti, hayat bile yaşlanmıştı ama her gün bir soluk daha hayatın içine karışıyordu.

Gurur duyulacak, sevilecek yada başka sebeplerle karar veriliyordu gelişlerine.

Bazen umutsuzluğa umut, bazen yaşamadığın her şeyi devretmek bazen  arkadaş hatta oyuncak arayan birilerine armağan ediliyordu küçük bir mucizeyle.

Tüm iyimser duyguları da beraberinde getiren o ufak şeye ne anlamlar yükleniyordu.

Beni mutlu edeceksin! Etmelisin!

Senin için neler yaptım? Sen kendimden vazgeçişimdin!

Diye bağırışları duyar gibiyim…

Ama bu ses sadece kalpten hissedilebiliyordu.

Dudakların asla itiraf edemediği gizli bir sır gibi gömüldüğü yerden çıkmasına izin verilmiyordu.

Ah miniğim nasılda saf ve şaşkınsın.

Küçük ellerinle dünyayı tanıma gayretini unutan ellerde nasıl savaşlar vereceksin kim bilir?

Belki çok sevilecek her istediğine kavuşacak beklide  diğerleri gibi  hepsinden mahrum kalacaksın.

Seni ben yazmıyorum sen geldin ve satırları bana yazdırdın biliyorum.

Sahip olacağın annen ve baban seni korumak için her mücadeleye girecek yada hayatlarındaki diğer objelerden seni ayıramayarak seni kıracak, yoracak hatta mutsuz edecek.

O küçük endişeli gözlerinden bir damla yaş aktığında anlayacaksın seni en çok kimlerin kırabileceğini ve en çok kimlerin sevebileceğini.

Kırılma, onlar da bilmiyorlar!

Gücenme hemen o sıcak ellere, öğrenmeleri gerek…

Bilmiyorsun ama onlar da bilemez olmuş…sevmek nedir henüz bilmiyorlar…

Senin soluk alış verişlerinin değerini bilecekler elbet.

Sana söz umut seni bulacak.

Nefes almaya başladığın gün daha hayata nasıl da tutundun o minik elerle, nasıl unuturum?

Çevrene bakacaksın ve hissedeceğin yalnızlık senin gibi milyonlarca minik kalbi içinde barındıran bu büyük sandığın dünyaya sığmayacak taşacak bir gün.

İşte o gün hissedilir olacaksın.

Daha armağan olduğunu anlayamamış seni saran kucakların içi titreyecek senin için.

Bir gün, evet bir gün hissedeceksin bunu sana söz veriyorum bu günden.

Hissedebiliyorum nefes alışını, kalbin milyarlarca soluk alırcasına atıyor daha önce hiç soluk almamış gibi.

Her şeyi bir gün kendin öğreneceksin…

Yazan:Nur Sibel Kocaerkek

 

2009 www.nursibelkocaerkek.blogcu.com. Her hakkı saklıdır.

 


1 YorumYorum yaz!Bağlantı

18/11/2009 - Blogcu bize ne yaptın?Duy sesimi blogcu

Kategori: ne-garip-yazi

Zavallı blogum ne hallere geldi arka fonu bile kıpırdatamaz oldum.

 Ayarlar mı sınırlandırılmış yoksa ben mi bulamıyorum bilmiyorum ama eğer arka fonda değişiklik yapamazsam sayfama veda etmek zorunda kalabilirim.

Sıkılırım değişim olmadan .Umarım blogcu tüm yok ettiklerini yerine koyar.

Sabahın yedisinde kalkıp bir yol arıyorum ayarların içinde ama hala çözüm bulamadım son çare blogcuya sorarım ve olmuyorsa bloga veda etme zamanımı başlatırım.Şablonlar neden değişmiyorki?Arka fonlar böyle mi kalacak?

Standart ayar olacaksa blog özelliği son buldu demektir...Ama haksızlık bu!

İsyan bu haykırış...Duy sesimi ey blogcu...

 

***Arkadaşlar şimdi bir şey farkettim blogcu facebook gibi özellikler eklemiş kendisine...biri yazınıza yorum yapınca sizde altına cevap verebiliyorsunuz benim şu burçlarla ilgili yazımda farkettim olayı laremmm sayesinde(sağol laremmm) sevdim bu işi.

İyide ben facebooku bir türlü sevememiştimki!

Yine aynı facebookta olduğu gibi yaptığınız tüm işlemler saatiyle panelden gözüküyor!

Renkleri gördünüzmü?Bir sürü olay var ama ben ne zaman çözerim onu bilmem...

Bunlar güzel olmuş ama ya şablon değişiklikleri?

Blogcu imdaaaattttt....delireceğüm...bende 1 blog yokki 5 tanesine yeni giriş yapmak öyle kolay işmi canım?Resimlerim bile silindi(vıdı vıdı vıdı)

Hepinize mutlu günler dilerim.

SİBEL

 

 

SENİ BULMAKTAN ÇOK ARAMAK İSTERİM!

SENİ SEVMEDEN ÖNCE ANLAMAK İSTERİM!

SENİ BİR ÖMÜR BOYU BİTİRMEK DEĞİL DE SANA HEP YENİDEN BAŞLAMAK İSTERİM...(BLOGCU;))

 

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- ***SONRAKİ SAYFAMADA BAKMAYI UMUTMA! ;))))*** ->

Hakkımda

Merhabalar, Arkadaşlar bu blogcu beni öldürecek! Yeniden yenilendi...ben ki yenilik hastasıyım bu kadarı banada ağır geldi. Günlerdir giriş yapamadım ve şablon değişikliği şu an mümkün değil umarım düzelir... Mutlu haftalar. SİBEL

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv


Kategoriler





Günlük Burç

TV'de Bugün




Free Counter
Free Counter

Müziğini Seç ;) Siyah pencereye tıkla başlasın... ;))





Yorum Yaz-Oku Komşu siteler! Türkçe İçerikli Web Siteleri Web Directory Sitemiz WebKuyusu.com'da kayıtlıdır. Komşu siteler!